Çok yönlü bir bölümle daha karşındayız, Halkla İlişkiler! Sahip olman gereken en güçlü özellik iletişim becerisi. Yelpazesi oldukça geniş olan bu bölümde lisans eğitimi almaya karar verdiysen İstanbul Bilgi Üniversitesi bakman gereken 'o' okul olabilir! Eğitim kadrosundan, iletişim dünyasındaki yerine kadar birçok özelliğini gönüllümüz senin için anlattı, şimdi araştırma zamanı!

1-İlk senende mi bu okulu kazandın? Hatırlıyorsan ya da söylemek istersen YGS/LYS sıralamanı öğrenebilir miyiz?

İlk senemde kazandım. YGS sıralamam hatırladığım kadarıyla 135.000, LYS ise 2.400. Yazmışken şunu da belirteyim, sözeller için YGS süreci çok bir anlam ifade etmiyor. Bu yüzden LYS çalışmanızı tavsiye ederim. Bölüme birinci sıradan, tavan puanla tam burslu olarak giriş yaptım.

2-Seçtiğin bölüm senin hayalin miydi? Bu bölümü seçmende herhangi bir aile/çevre baskısı var mıydı?

12. sınıfın 2. dönemine kadar TM öğrencisiydim. Radikal bir kararla sözele geçtim. Tamamen kendi kararımdı ve ailem de bu dönemde her zaman destek oldu. Toplamda 6 tercih yaptım ve hepsi iletişim fakültesiydi. Akademik kadro, imkanlar vs. bütün süreci araştırarak karar verdim. Hayalimdi diyebilirim.

3-Bu bölümün iş imkanları neler? Ya da sen bitirdikten sonra ne hedefliyorsun?

Bir Halkla İlişkiler lisans mezunu halkla ilişkiler ajanslarında ve şirketlerin kurumsal iletişim bölümlerinde çalışabilirler. Üstüne yapacağınız yüksek lisansa göre pazarlama, iletişim, danışmanlık, reklamcılık arasında geniş bir yelpazede seçim yapabilirler. İletişim prensipleri çok yönlüdür; bu sebeple iletişimi kapsayan bütün sektörlerde kendilerine yer bulabilirler.

4-Senin bölümün için onlarca üniversite varken neden şu anda okuduğun okulu seçtin?

Açıkçası Türkiye’de iletişim fakültelerinin sayısı oldukça az. Nitelikli eğitim istediğinizde ise bir elin parmaklarını geçmeyecek düzeyde. Tercih dönemimde 4 üniversite yazmıştım. Bunlar; Galatasaray, Bilgi, Bahçeşehir ve Marmara Üniversitesi'ydi. Belki İstanbul Üniversitesi’ni de yazabilirdim ancak 5 sene Vefa Lisesi'nde Beyazıt sokaklarını arşınladığım için bir 4 seneyi daha aynı yerde geçirmek istemedim. Tercih dönemimde hiçbir okulu ziyarete gitmedim, kampüs gezmedim veya tanıtım günlerine katılmadım. Yaptığım tek şey okulların ders programlarını/içeriklerini okumak ve akademik kadroyu incelemekti. Bilgi Üniversitesi sadece halkla ilişkiler değil, iletişim sektöründe bilinen ve değerli görülen bir okul. Sektöre uzak teorik bir eğitimden ziyade, teori ve pratiğin güzel bir harmanı diyebilirim. Bölümde çok sayıda halkla ilişkiler ajans başkanı eğitim veriyor. İşveren konumunda da olan bu insanlar, sektörün gençlerden ne istediğini bilerek buna göre eğitim veriyorlar. Ayrıca toplumu ilgilendiren iletişim alanını farklı prensipler olmadan anlamak ve yürütebilmek mümkün değil. Sosyolojik bir bakış açısı elde edebilmek, topluma hitabette önemli bir nokta. Birinci sınıfta alacağınız sosyoloji temelli dersler ile sadece nasıl bir "halkla ilişkiler" profesyoneli olacağınızı değil, "etik" kodlarınızı nasıl belirleyeceğinizi de öğreniyorsunuz.

5-Yurtta mı kalıyorsun, okula ulaşımın nasıl?

İlk senemde Bahçelievler’de oturuyordum. Metrobüs-Halıcıoğlu-Shuttle servisi ile gidip geliyordum. Shuttle servisleri ücretsiz ve İstanbul’un farklı yerlerinde, bazıları belirli saatlerde bazıları ise ring olarak servis veriyor. İkinci senemde ailemin Bursa’ya taşınması sebebiyle Beşiktaş’ta bir yurtta kaldım ve Beşiktaş shuttleını kullanıyordum. Beşiktaş’tan gidiş 15 dakika sürüyor.

6-Okulunda bölümünle ilgili yeterli eğitim/seminer mevcut mu?

Okulumuz bünyesinde bir halkla ilişkiler ajansımız var, Publica. Ve ajansta IKSV gibi kurumların halkla ilişkiler faaliyetlerini sürdürüyoruz. Aynı zamanda bu bir 4. sınıf zorunlu dersi. Bu ajans çalışmaları ile yarışmalara katılan iki grup öğrenci, birincilik ve ikincilik elde etti. Her sene sonunda ise öğrenciler seminerler düzenleyerek çalışmalarını tanıtıyorlar. Bunun dışında Project 3-4 etkinlikleri İletişim Fakültesi tarafından düzenleniyor.

7-Sence sosyal olarak yeterli bir yerde mi okuyorsun? Yeterince kulüp/proje faaliyeti var mı?

20'nin üzerinde kulüp var ve kulüplerin okul tarafından belirlenen bütçeleri var. Aktif olamayan, sene içinde belli bir miktarda etkinlik düzenleyemeyen kulüpler ise kapatılıyor. Bu sebeple okulun gayet renkli olduğunu söyleyebilirim. Her sene yılbaşı partileri ve Spring 101 gibi bahar festivalleri okul tarafından düzenleniyor. Geçen senelerde ise okulumuz Red Hot Chilli Peppers konserine ev sahipliği yapmıştı.

8-Okuduğun bölümün ya da okulun zorlukları neler? Üst sınıflarda yaşayacakların hakkında bir bilgin var mı?

Okulun zorluğu, bence yok. Bölümde final/midterm sayısı çok az, yerine bir çok ödev ve proje bekleniyor. Bol bol yazı yazmak ve bunları İngilizce yapmak gerek. Bir senede yaklaşık 100 sayfa İngilizce akademik yazı yazmak gerekiyor. Göz korkutmasın, yaparken gayet zevkli. Ayrıca halkla ilişkiler nedir bilmeyen çok çok çok büyük bir kesim var. Müşteri temsilcisi sanandan tutun, her türlü. Sektörde de işini ehliyle yapmayan birçok ajans ve kurum da sektörün itibarını zedeleyen işler yapıyor. Bu durum bazen zorlayabiliyor ama işini seven insanları yıldıracak değil.

9-Eğitimcilerin ilgi düzeyi nasıl? Zorlayan mı yoksa öğreten/yardımcı olan kişiler mi?

Genelleme yapmak gerçekten çok zor. İnsanları böyle bir genellemeye sokamam. Ancak bütün öğretim görevlileri önünüzü açmak için elinden geleni yapıyor. Bire bir görüşmek, iletişimde kalmak ve bilgileri paylaşmak için herkes istediğiniz takdirde seferber olur, önemli olan öğrencinin ilgisi.

10-Okulunun yurtdışı imkanlarıyla ilgili bildiğin birkaç şey varsa bizimle paylaşır mısın?

Okulumuz yarı Amerikan yarı Türk bir yönetime sahip ve Laureate ağında yer alıyor. Ancak ben kendi imkanlarımı kullanmayı tercih ettiğim için çok fazla ilgilenmiyorum. Bu sebeple çok fazla bilgi veremeyeceğim.

11-Okulun, bölümün için sana yeteri düzeyde çalışma/staj imkanı sunuyor mu? Yoksa okul bittikten sonra her şey size mi kalıyor?

4. sınıf ajansımız Publica zorunlu stajımız yerine geçiyor. Ancak ders programları çok ağır olmadığı için okulla beraber rahat bir staj dönemi geçirebilirsiniz. Okulun kariyer merkezinden de destek alabilirsiniz. Akademisyenlerin bir kısmı ajans başkanı olduğu için onların da size staj imkanı sağlaması olası bir seçenek. Bugüne kadar gittiğim staj görüşmelerinde üniversitem üzerinden övgüler aldığım oldu.

12-İyi ve duyulmuş bir üniversiteyi ilk hedef olarak alıp ilk tercihin olmayacak bir bölüme gitmek mi yoksa aslında hayalin olan bölüm için daha sıradan bir üniversite seçmek mi? Neden böyle düşünüyorsun?

2.400 Türkiye sıralaması ile "iyi ve duyulmuş" bir üniversite tercih edebilirdim. Ama bunun beni mutlu edeceğini düşünmüyordum. Şimdi dönüp baktığımda ise doğru bir karar verdiğimi düşünüyorum. Üniversiteniz, hayatınızı belirlemez. Muhtemelen arkadaş grubunuzda iki hava atarsınız. Yurtdışına çıktığınızda ise geriye kalacak şey üniversitenizin ne kadar müthiş olduğu değil bölümünüzdür. Boğaziçi’nde okuyan bir arkadaşım iki yıldır reklamcılık okumak için Bilgi’ye geçmeye çalışıyor. Hayatınızı bir isim için karartmayın, hayallerinizin peşinden gidin. Dünyanın her yerinde işini düzgün yapacak insana ihtiyaç var, a veya b ismine değil.

13-Okulun ve bölümün hakkında sınava hazırlanan öğrencilere birkaç tavsiye verebilir misin?

Yapacağınız şeyleri iyi araştırın, YGS dönemini biraz daha hafif tutarak LYS’ye ağırlık vermeniz tavsiyemdir. Yazı yazmayı sevmiyorsanız bu bölümün size pek uygun olduğunu söyleyemem. Güzel bir Türkçe ve İngilizce dili her zaman işinize yarayacak. Ve hayır; her gün lansman partisi yapmıyoruz, genelde bilgisayarda basın bülteni yazıyoruz.

Hemen Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümüne girebilmek için ihtiyacın olan puanı hesaplamak için buraya tıkla!