1-İlk senende mi bu okulu kazandın? Hatırlıyorsan ya da söylemek istersen YGS/LYS sıralamanı öğrenebilir miyiz?

 

Evet, ilk senemde kazandım. YGS'de 47 bininci iken LYS'de 10 bininciydim.

 

 

2-Seçtiğin bölüm senin hayalin miydi? Bu bölümü seçmende herhangi bir aile/çevre baskısı var mıydı?

 

 

Orta okuldan beri hayalimdi diyebilirim. Garip bir şekilde beni içine çekiyordu, hala da çekiyor!.Ailem her zaman kararlarıma saygı duyduğu için bir sorun yaşamadım diyebilirim ancak hukuk yazmamı başta ailem olmak üzere çevremdeki herkes çok istiyordu. Çok fazla olumsuz düşünceye, eleştiriye maruz kaldım ama yine de ilk tercihime yazdım ve yerleştim.

 

 

3-Bu bölümün iş imkanları neler? Ya da sen bitirdikten sonra ne hedefliyorsun?

 

 

Günümüzde çoğu kişi okuduğu bölümle ilgili bir işte çalışmıyor. Birçok farklı alanda çalışılabiliyor. Psikoloji de tıpkı böyle. İster hastanede ister bakanlıklara bağlı kurumlarda isterseniz de yüksek lisansınızı yaptıktan sonra kendi yerinizde çalışabilirsiniz. Seçim size kalmış. Biliyorsunuz ki çok fazla mezun var ve bu ciddi anlamda iş bulma sorununu etkiliyor. Çok üzülerek söylüyorum ne yazık ki mezun olunca hayallerinizin mesleğini istediğiniz gibi icra edemiyorsunuz. Burada iş size düşüyor. Mümkün olduğunca kendinizi geliştirip bir de yabancı dilinizi hallederseniz tadından yenmez :) Açıkçası ben yüksek lisansımı yapıp kendi kliniğimi açmak istiyorum. Bir arkadaşım akademisyen olmak isterken diğeri gelişim psikolojisi alanında kendini geliştirmek istiyor. Dediğim gibi birçok farklı seçeneğiniz olacak.

 

 

4-Senin bölümün için onlarca üniversite varken neden şu anda okuduğun okulu seçtin?

 

 

İstanbul Üniversitesinin adını duyunca bile insanda garip bir heyecan oluyor. İstanbul'da okumak istiyordum. Boğaziçi tutmayınca İstanbul Üniversitesini seçtim. Ben okuduğum bölümün Türkçe olmasına bir avantaj olarak bakanlardanım. Tabii ki yabancı dil çok önemli ama psikoloji gibi konusu en başta insan olan, kültürden kültüre değişkenlik gösteren bir alanı kendi dilimle öğrenip özümsemeyi anlamlı buluyorum. Amacım eğitim dili İngilizce olan üniversiteleri kötülemek değil de Türkçe okumanın da faydalarının olabileceğini göstermek.

 

 

5-Yurtta mı kalıyorsun, okula ulaşımın nasıl?

 

 

Hayır, ailemle birlikte yaşıyorum. İki tramvayla okula rahat bir şekilde ulaşabiliyorum. Zaten okul çok merkezi bir yerde olduğu için çok fazla toplu taşıma araçları mevcut.

 

 

6-Okulunda bölümünle ilgili yeterli eğitim/seminer mevcut mu?

 

 

Bu konuda gerçekten doyurucu bir şekilde seminerlerimiz, sempozyumlarımız mevcut. Hocalarımızın yaptığı konferansların yanında bir de aktif olarak faaliyet gösteren kulübümüzün yaptığı etkinlikler, konferanslar, sempozyumlar, eğitimler var. Anlayacağınız çok yoğun hizmetler var. Her hafta farklı bir seminerdeyiz diyebilirim :)

 

 

7-Sence sosyal olarak yeterli bir yerde mi okuyorsun? Yeterince kulüp/proje faaliyeti var mı?

 

 

Önceki soruda dediğim gibi kulübümüz gerçekten aktif. Herkes ayrı ayrı daha fazla ne yapabiliriz diye düşünüyor. Okulun sunduğu da aktiviteler de mevcut. Gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz.

 

 

8-Okuduğun bölümün ya da okulun zorlukları neler? Üst sınıflarda yaşayacakların hakkında bir bilgin var mı?

 

 

Genel anlamda psikolojiyi gerçekten ne istediğini bilen kişiler tercih ettiği için (en azından kendi okulum için söyleyeyim) pek bir zorluk olmuyor. Sevdiğiniz bir bölümde okuduğunuz zaman inanın ders çalışmak zorunluluk değil de bir hobiye dönüşüyor.

 

 

9-Eğitimcilerin ilgi düzeyi nasıl? Zorlayan mı yoksa öğreten/yardımcı olan kişiler mi?

 

 

Hocalarımızın çoğu kelimenin tam anlamıyla minnoş. Lisedeyken üniversite hocaları soğuk, kendini beğenmiştir gibi bir imaj oluşturuyorlar kafamızda. Hocalarımız evet çok tatlılar ama dominantlar da. Sorduğunuz bir soruyu da asla ayak üstü cevaplamazlar. Müsait bir zamanlarında ayrıntılı olarak açıklarlar. Amaçları bize sadece teoriyi vermek değil de çevremizi anlamlandırıp iyi bir insan olmamızı sağlamak.

 

 

10-Okulunun yurtdışı imkanlarıyla ilgili bildiğin birkaç şey varsa bizimle paylaşır mısın?

 

 

Söyleyeceğim şeyden utanıyorum ama Erasmus konusunda çok fazla bilgi sahibi değilim. Bu yüzden diyecek pek bir şeyim yok ama üst sınıflarda giden birçok arkadaşımız var.

 

 

11-Okulun, bölümün için sana yeteri düzeyde çalışma/staj imkanı sunuyor mu? Yoksa okul bittikten sonra her şey size mi kalıyor?

 

 

Tek eksi yönü staj konusu. Zorunlu bir stajımız malesef ki yok. Kendi çabalarımızla bulmaya çalışıyoruz. Bu konuya hocalarımız da dahil hepimiz çok üzülüyoruz. Teori de pratik olmadan bir anlam kazanmıyor.

 

 

12-İyi ve duyulmuş bir üniversiteyi ilk hedef olarak alıp ilk tercihin olmayacak bir bölüme gitmek mi yoksa aslında hayalin olan bölüm için daha sıradan bir üniversite seçmek mi? Neden böyle düşünüyorsun?

 

 

Kesinlikle hayalin olan bölümü okumak. Yoksa çekilmez onca çile. Alışırım derseniz de içinizi her zaman kemirecek bir sorun yanlış bölümde okumak. Hayallerinizi gerçekleştireceksiniz düşünsenize, bence bu harika bir şey. Lütfen hayallerinizden, geleceğinizden, umutlarınızdan yanlış bir tercih yüzünden vazgeçmeyin.

 

 

13-Okulun ve bölümün hakkında sınava hazırlanan öğrencilere birkaç tavsiye verebilir misin?

 

 

Şu bölüm iyi ya da şu bölüm kötü demek benim haddime değil. Öncelikle neyi neden istediğinizi bilin istiyorum. Onun bunun düşüncelerine değil de kendi düşüncelerinize önem verin. Bu ülkeyi ileriye taşıyacak olan bizleriz. Bir şeyler yapalım, üretelim. Hangi bölümü okursanız okuyun ilk hedefiniz iyi bir yaşam sürmek olsun. İyi bir yaşam için çok paraya ihtiyacınız yok. Sevdiğiniz bir iş, eş ve bir bardak çay. Çalışın, çevreniz için değil de kendiniz için çalışın. Evet bu sınav geleceğiniz için büyük bir adım ama geleceğiniz sadece bu sınava bağlı değil. Sınav dönemimde ben de çok zorlandım, isyan ettim, çalışmayı bıraktığım zamanlar bile oldu. Yine de pes etmedim. Neden geleceğinizi kendiniz belirlemiyorsunuz ki? Kendi ayaklarınızın üstünde durmak mükemmel değil mi? Size en önemli tavsiyem tercih döneminde tıkayın kulaklarınızı. Duymayın kötü yorumları. Bu hayat başkalarının düşüncelerini yaşamak için çok kısa. Hata da yapsanız o hata size o kadar çok şey öğretir ki. Düşseniz de kalkmasını bilin. Her şeyden önce iyi ve kaliteli bir insan olmaya çalışın gerisi bir şekilde geliyor. Tabii bir de emek verin. Emeksiz hiçbir şey olmaz. Aklınızda cevabını bulamadığınız sorular kaldıysa da özür dilerim. Aklıma bunlar geldi. Sağlıcakla kalın. Umarım her şey gönlünüze göre olur.

 

Hemen Psikoloji bölümüne girebilmek için ihtiyacın olan puanı hesaplamak için buraya tıkla!