Sevdalısının asla toz kondurmadığı, sevmeyenin ise asla ısınamadığı ama kimsenin asla verilen emeği yadsıyamadığı o bölüm: Tıp Fakültesi. 6 yıllık lisans eğitiminden sonra yüksek lisans istemese de TUS isimli uzmanlık sınavıyla kendinden çokça bahsettirdiği doğru. Ancak kurtardığı her hayat başına bir gülümseme aldığında bile ulaşılan manevi doyumu anlatmaya kimsenin gücü yetmiyor, bu da bir gerçek. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, sağlık isteyen neredeyse herkesin aklında ufak da olsa yer edinmiş olan Tıbbı senin için anlattı!

 

1-İlk senende mi bu okulu kazandın? Hatırlıyorsan ya da söylemek istersen YGS/LYS sıralamanı öğrenebilir miyiz?

 

İlk senemde kazandım. YGS sıralamam: 19500 Yerleştirme sıralamam: 13504.

 

 

2-Seçtiğin bölüm senin hayalin miydi? Bu bölümü seçmende herhangi bir aile/çevre baskısı var mıydı?

 

 

Tıp Fakültesini isteyerek yazdım, sınava çalışmaya başladığım günden beri tıp istiyordum, hatta çalışmaya önce tıp fakültelerinin puanlarını araştırarak başlamıştım.

 

 

3-Bu bölümün iş imkanları neler? Ya da sen bitirdikten sonra ne hedefliyorsun?

 

 

Şu an için mezun olan herkes sınavsız bir tercihle zorunlu göreve gönderilmekte (Zorunlu görev genelde Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Doğu Karadeniz veya daha az olarak İç Anadolu ve Doğu Akdeniz'de ilçe veya köy yerleri olabiliyor). Kısa bir süre sonra doktor atamaları için de KPSS benzeri bir sınav gelmesi muhtemel görülüyor (inşallah olmaz). Bununla birlikte artık uzmanlık yapmayan Tıp mezununun (pratisyen hekimin) pek değeri kalmadı. Bu da uzun bir TUS maratonu ve 3-5 sene uzmanlık için asistanlık yapmak demek. Okulunuz pek köklü olmasa da uzmanlık yeriniz kesinlikle köklü bir üniversite olmalı.

 

 

4-Senin bölümün için onlarca üniversite varken neden şu anda okuduğun okulu seçtin?

 

 

Benim KSÜ tercih etme sebebim sıralamam. Sıralamama gelen en üstteki tıp fakültesi KSÜ'ydü (Eve yakınlık vb. şartları da ekleyince).

 

 

5-Yurtta mı kalıyorsun, okula ulaşımın nasıl?

 

 

KYK yurdunda kalmaktayım. Ulaşım en büyük sıkıntı şu an için. Üniversite önceden Karacasu'da olduğu için (Antep yolu) yurt burada yapılmış. Ancak daha sonra merkez yerleşke (Avşar Kampüsü) Kayseri yolu üstüne yapılmış (Arada çevre yolu ile 25 km kadar var, bir de otobüslerin şehrin içinde dolaşıp çevre yoluna o şekilde indiğini düşününce mesafe daha da uzuyor). Tabii ki bu sorunu sadece erkekler yaşamakta çünkü kız KYK hemen Avşar Kampüsü'nün yanında bulunmakta (yürüme mesafesinde). Yeni bir erkek yurdu için şu an arsa tahsisi yapılmış durumda ancak ihaleye çıkılmadı. Tahminimiz 1 yıla temel atılır ve üstüne 1-2 yıl beklenir (Konudan Kahramanmaraş milletvekillerinin haberi var ve takip edeceklerini söylediler, ilgilendiklerini söylediler). Erkek KYK'sından Avşar Kampüsü'ne 2 adet otobüs var (direkt olarak, yoksa 30 kuruş ile aktarma yapmak gerekiyor); bunlardan biri 50 dk-1 sa, diğeri 1 sa 15 dk kadar sürüyor (ki günde 2 saat yapıyor oldukça fazla). Bunu hafifletmek için belediye sabah 2 akşam 2 olmak üzere direkt sefer koyuyor (30 dk) servis gibi, yurttan kampüse kampüsten yurda şeklinde çalışıyor bu otobüsler. Bu şekilde yol sorunu bir nebze çözülüyor. Son olarak aynı direkt seferler yürüme mesafesinde olmasına rağmen kız KYK'da da bulunmakta ve sayıca daha fazla. (Kız arkadaşlar gelirlerse KYK onlar için son derece faydalı çünkü erkek yurdu eski-D tipi (KYK yurtları kalite bakımından A B C D olarak 4 tipte olur), kız yurdunun statüsünü bilmiyorum ancak yeni yapılmış (en fazla 2-3 yıllık).

 

 

6-Okulunda bölümünle ilgili yeterli eğitim/seminer mevcut mu?

 

 

Okul derslerimiz kendi segmentindeki okullara denk sıralamamızın yakın olduğu okullardan aşağıda veya yukarıda olduğunu düşünmüyorum. Elbette imkan ve kalite olarak bir Çukuova ile bir Gazi ile bir Ege ile yarışmıyor. Ancak kendi dengi olan MKÜ, Kırıkkale, Giresun vb. ile denk olduğunu düşünüyorum (burada sıralaması daha düşük olsa da Sivas, Erzurum, Elazığ'ın daha köklü ve kaliteli olduğunu belirtmek gerekir). Eğitim olarak sade bir eğitim yok, fazla bilgi yüklemesi yok (belki yer yer eksik dahi kalıyordur). Bu açıdan okuması kolay bir okul ancak kendini ek olarak geliştirmek ek olarak kendi bir şeyler yapmak isteyen (proje, çalışma vb.) arkadaşların fazladan gayret göstermesi lazım (bu konuda hocalar oldukça ılımlı ve öğrenciler bize gelmiyor diyerek yakınmaktalar ancak programlanmış bir çalışma yok, bu arkadaşlar hocalarla ikili iletişim kurarak ilerleyecekler). Bununla birlikte hocalarımızın sayısı az (ÖSYM tercih kataloğundan bakıyorsunuzdur) ancak bazı hocalarımız gerçekten iyiler (hatta biz aramızda KSÜ bu hocayı hak etmiyor diye şaka konusu bile ederiz). Bununla birlikte hocalarımız -küçük üniversite olmasının avantajı- bizimle iç içeler. Katı prosedür yerine daha samimi ve yakın bir iletişim var. Hocalarla iletişimimiz oldukça sık ve bir o kadar da bizlere ilgi gösteriyorlar. En azından temel eğitim için böyle hastanede kimi hocaların sıkıntılı olduğunu duyuyoruz (her üniversitede kesinlikle vardır) ancak yine öğrenci yanlısı ılımlı hocaları da duyuyoruz. Program dersleri dışında maalesef okulumuzda pek seminer ve sunum olmamakta (sadece bizde değil diğer fakülteler kapsamında da oldukça az bence) ancak TÜRKMSIC'ın üyeleri ellerinden geleni yapıyorlar. Bu konuda gerek tıp için gerekse tarih, müzik gibi başka konulara meraklı arkadaşlar bu tür bir seminer, sunum şansını maalesef tam bulamayacaklar ancak zamanla daha iyi olacağını düşünüyorum.

 

 

7-Sence sosyal olarak yeterli bir yerde mi okuyorsun? Yeterince kulüp/proje faaliyeti var mı?

 

 

Buna tam olarak evet diyemem maalesef. Gerek üniversitenin gerek şehrin konumu ve geldiği nokta bunun için biraz sorun oluyor. Ancak bunlar yeni yeni aşılmakta. Sosyal kulüp olarak şu an aktif olan birkaç adet öğrenci kulübü var; bunlardan yanlış değilsem 2'si Tarih-Milliyetçilik, 1'i Özgür Düşünce-Sosyal Farkındalık, 1 tanesi Bilim-Gelişim (Tıp hocalarımızdan birinin bu sene kurduğu), kalanlar ise İlahiyat Fakültesi'nin Din-Kur'an-İslami İlimler konulu kulüpleri (bazılarına dışarıdan öğrenci kabulü yok galiba). Maalesef İlahiyat'ın kulüpleri hariç (bir de TÜRKMSIC) diğer kulüpler çok etkin değiller. Bununla birlikte az önce de söylediğim gibi bir fikri projesi olan arkadaşlar bunun için programlanmış bir sistem yok ama hocalarımız oldukça ılımlı sizi dinleyecek ve destek verecek veya istediğiniz taktirde çalışmasında yardımcı olmanıza izin verecek hocamız çok. Okulumuzun bu konuda malum kısıtlı bir imkanı var ancak zaten bu konularda ilgili arkadaşımız da az bu da biraz dengeleyici oluyor. Şehrin sosyal imkanlarından bahsetmek gerekirse bu da biraz kısıtlı maalesef yukarı taraflar (Binevler Mahallesi vb.) hariç akşam erken saatlerde şehirde bir sessizlik başlıyor. Yukarı taraf ise orada oturmayan veya orada kalmayacak arkadaşlar için ulaşım sorunu ihtiva ediyor. Çünkü otobüs ulaşımı 11 gibi bitiyor (ki 11'e kadar da azalarak geliyor). Bununla birlikte çarşıda ve Avşar Kampüsü çevresinde kafeler ile fazlaca öğrenci mekanları bulunmakta ve her gün artmakta. Bunlarla birlikte piknik alanı ve mesirelik alan olarak Maraş oldukça avantajlı. Şehrin içinde ve ulaşım imkanı olanlar için biraz dışında oldukça fazla park ve piknik alanı var. Bunlarla birlikte bu yıl tam manasıyla çalışmaya başlayan 7 Kuyular Kayak Merkezi açıldı (kışın yapılabilecek bir aktivite olarak kısa sürede ulaşım imkanı var). Son olarak iyi bir planlama ile günübirlik Antep gezisi yapılabilir (Aradaki mesafe 50dk-1 sa; siz de fark etmişsinizdir yurdumdan okuluma gittiğim süreyle aynı :/).

 

 

8-Okuduğun bölümün ya da okulun zorlukları neler? Üst sınıflarda yaşayacakların hakkında bir bilgin var mı?

 

 

Okulumuz genel olarak kolay aşırı bilgi yüklemesi yok, hocalarımızın gereksiz egoları ile bize dayattıkları zorluklar yok. Aksine birçok hocamız öğrenci yanlısı ve kolaylaştırıcı. Ancak tabii ki tıp fakültesinden bahsediyoruz bu da diğer bölümlere oranla daha fazla bir ders yükü demek oluyor illaki. İlerde hastahaneye geçtiğimizde ne olur tam bilmiyorum ama bazı sorun çıkaran hocaların olduğu (ki işimizi ciddiyetle yapmamız açısından biraz sıkılık iyidir diye düşünüyorum) söyleniyor.

 

 

9-Eğitimcilerin ilgi düzeyi nasıl? Zorlayan mı yoksa öğreten/yardımcı olan kişiler mi?

 

 

Hocalarımızın geneli oldukça ilgili "bunu bir ablanız olarak söylüyorum" gibi cümleler duymak hiç şaşırtıcı olmuyor örnek olarak. Kendinizi hafta sonu hocaların takımıyla halı saha maçında bulabilirsiniz veya ders arasında "herkese benden çay" diyen hocalarınız olabilir (en azından temel bilimler bu şekilde). Tabii ki bununla birlikte derse girip slaytı okuyup çıkıp giden hoca tiplemesi (her üniversitede bu numuneden bulunur) bizde de var ama sayısı makul. Bununla birlikte hocalara ulaşım oldukça kolay (neredeyse YGS/LYS çalışırken matematık soru bankasını alıp öğretmen odasına gidiyormuşsunuz gibi bile olabilir kimi hocalar için, ciddi olarak gelen her soru hocalarımız için değerli ve ellerinden geleni yapmaktalar).

 

 

10-Okulunun yurtdışı imkanlarıyla ilgili bildiğin birkaç şey varsa bizimle paylaşır mısın?

 

 

Okulumuzun (tıp fakültesi için en azından) iki ülkeyle iletişimi var. Bunlar Polonya ve Macaristan (ki Macaristan'la da tam yok ama istendiğinde kurabiliyoruz diyorlardı). Bu konuda oldukça kısıtlı imkanlar var ancak bizlere tavsiye edilen şey ilk 3 sene yurt dışı yapmamamız istiyorsak stajlarda (son 3 yıl) çıkmamız yönünde (Çünkü bilindiği üzere tıpta dönem bütün yılı kapsamaktadır, alttan ders almak veya üstten ders almak kavramları yoktur (kimi okullarda farklı sistemler varsa da genel böyle), kalırsanız tüm yılı tekrar edersiniz ancak 4 ve 5'te sadece stajdan kalma durumunuz var bu da yazın 1-2 ay daha tatil yapmamak demek oluyor). Bu yüzden okulumuzun yurt dışı ağının zayıf olması pek bir sorun teşkil etmeyecektir. Zaten ders yükünün ağırlığı ve eğitimin bütün döneme yayılması bu konuda biraz frenleyici unsurlar.

 

 

11-Okulun, bölümün için sana yeteri düzeyde çalışma/staj imkanı sunuyor mu? Yoksa okul bittikten sonra her şey size mi kalıyor?

 

 

Bölümümüz zaten son 2 yılı staj üstüne kurulu bir bölüm. Daha öncesinde ise hocalarımızın da ılımlı tutumlarıyla dileyen arkadaşlar acil serviste durabilirler veya daha az olarak da olsa ameliyatlara girme şansı bulabilirler. Bunlardan hariç temel bölümlerde pratikler maketler üstünden yapılmakta. Bu konuda okulumuz biraz imkan darlığı sıkıntısı çekiyor. Kimi maketlerin sayısı az kimileri biraz eski (bu maketlerin fiyatlarını duyduğunuzda şaşıracağınızdan emin olabilirsiniz, sizin üzerinde 4-5 yapı adı sayıp bıraktığınız maketler 5-10 bin lira gibi uçuk rakamlara satılıyormuş :0). Bundan hariç temel bölümlerdeki pratik anlayışı ve dersleri de maalesef koordinesiz ve zayıf (bunda laboratuvarımızın yerleşkenin dışında çarşıda olmasının payı da var, sorumlu hocalarımızın ciddiyetsizliğinin de, galiba bunlar nasılsa hastaneye geldiğinde öğrenir diye bakıyorlar ama emin olun orada da "ohooo bunları da bilmiyorsanız" olacak, o yüzden gelen arkadaşlar pratik derslerini iyi geçirip tabir-i caizse "kapmaya çalışmalı").

 

 

12-İyi ve duyulmuş bir üniversiteyi ilk hedef olarak alıp ilk tercihin olmayacak bir bölüme gitmek mi yoksa aslında hayalin olan bölüm için daha sıradan bir üniversite seçmek mi? Neden böyle düşünüyorsun?

 

 

Her şeyden önce tıp fakültesi istemeyen bir öğrenci için kabus olacaktır. Tabii ki gidilen üniversite zorlaştıkça (KSÜ bu konuda kolay sayılır) bu daha da artacaktır. Çünkü netice itibari ile insan bilimi ve ucunda bir insanın hayatını size emanet edecekler, o yüzden "şuna da gerek yok, şurasını da boş vereyim" diyemezsiniz. Bu yüzden ben tıp yazacak arkadaşlara isteyerek gelmelerini tavsiye ederim. Okul istemeden gelen için de biter ama bu olmamış acı bir meyve yemeye benzer. Tamam çiğnersiniz, yutarsınız ama zevk almazsınız mutlu olmazsınız. Bir de bu acı meyveyi 6 yıl yiyeceksiniz hem de diğer tüm bölümlerden daha da fazla ve ağır. Eğer tıp istiyor ve istediğiniz duyulmuş bir üniversite gelmiyor ise bence idealist iseniz sınava tekrar hazırlanın veya diğer etkenleri göze alarak en iyi tercihi yapın. Benim sıralamama Türkiye'nin neredeyse her yerinde diş hekimliği geliyordu (belki de hepsi geliyordu; bunlara Ankara, İstanbul, Çukurova, Ege vb. dahil) ancak KSÜ-Tıp'ı tercih ettim. Daha sonradan Instagram'dan diş hekimliği öğrencilerini takip ettim ve dedim ki iyi ki TIP demişim. Çok idealistseniz ve kendinize güveniyorsanız sınava tekrar girin ancak bir daha aynı tempoyu götürmek istemezseniz (ki ben öyleydim) nasılsa okulda en kötü 6 yılınız geçecek buna bir yıl daha eklemeyin derim. Yine de bu karar sizin ruh halinize ve ailenizin durumuna bağlı (bu durumda olan arkadaşlar için hayırlısı olsun inşallah).

 

 

13-Okulun ve bölümün hakkında sınava hazırlanan öğrencilere birkaç tavsiye verebilir misin?

 

 

Tıp isteyen arkadaşlar için şöyle bir avantaj var artık çok fazla tıp fakültesi açılıyor, bu sayede tıp puanları düşüyor. Bu da istediğiniz okul olmasa da en azından istediğiniz bölümü tutturma şansınız arttırıyor. Ancak ben elinizden geldiğince büyük şehirlere gidin derim. Adana (Adanalıyız en öne yazalım şöyle :P), Kayseri, Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya, Konya, Eskişehir listenizin başında olmalı bence. Olur da bu gibi okullar gelmezse (ki bu sıralamanızın 10 binden yukarıda olması demek) bu sefer de Malatya, Antep, Sivas, Erzurum, Elazığ, KTÜ, Trakya gibi köklü ama coğrafi konumu yüzünden az tercih edilen üniversiteleri tercih edin derim (tabii size konumları uygunsa). Eğer bunlar da gelmiyor ise veya geliyor ama çok uzaksa veya çok soğuksa (benim gibi üniversiteye gidene kadar kar görmediyseniz Erzurum zor olacaktır elbette) daha orta ve küçük segment üniversiteler genelde aynıdır. Tabii ki araştırın ancak ben evinize veya bir akrabanıza yakınlığına daha önem verin derim (eve yakınlık üniversite için iyi oluyor, böyle hafta sonu gidip anne yemeği yemelik ama farklı bir şehirde okumalık mesafeler en ideali bence bknz: Adana-Kahramanmaraş). Çalışma olaraksa gecenizi gündüzünüze katın derim, tek bir yıl size güzel mutlu refah içinde bir ömür verecek dişinizi sıkın. Bunun için ara ara motive olacağınız şeyler bulup çok bunaldığınız anları ona yönetin (ben her şeyi bırakıp dizi izlerdim mesela). Ben dönemim itibari ile YGS/LYS ile geldim o yüzden YKS sistemini pek bilmiyorum ama genel hatlarıyla şunu demeliyim ki konuları tek tek ele alıp bitirin ve sorusunu çözün tekrarları ihmal etmeyin. Örneğin; kaldırma kuvvetini çok iyi çalıştınız ve anladınız arkasından 50 soru çözdünüz tamam oldukça iyi bir dahaki kaldırma kuvveti sorusu çözmeniz aylar sonrasına rastlamasın. Ara ara geriye dönük test çözümü yapın ki bilgi sıcak kalsın. Bunu sınava çalışmaya başladığınız ilk zamanlarda yapın zaten konularınız ilerledikçe (yani bitirdiğiniz konu bir yere gelince) artık işi deneme çözmeye vardırırsınız, o zaman geriye dönük çözüme daha az gerek olur (bu konuda da sene içi denemelerde yanlış sorunuza üzülmeyin sadece çalıştığınız ama yapamadığınız sorulara kafa yorun). İmkanı olan arkadaşlara etüt merkezi veya özel ders (ki ben bununla hazırlandım daha da verimli buluyorum) öneriyorum. Nerede olursa olsun hocayla bire bir olmanız anlamanız için daima daha iyi olacaktır diye düşünüyorum. Elimden geldiğince geniş cevaplamaya çalıştım gelebilecek sorulara dönebilirim. Sadece KSÜ için değil genel olarak tıp fakültesi ile ilgilide yardımcı olmaya çalışırım. Şimdiden herkese başarılar diliyorum, Allah gönlünüze göre versin. Bu siteyi kuran ve bu oluşumu hazırlayan herkesin (başta Elif Aleyna Duman olmak üzere) ellerine sağlık, sizlere de kolay gelsin.

 

Hemen Tıp Fakültesi bölümüne girebilmek için ihtiyacın olan puanı hesaplamak için buraya tıkla!