Hazır tercihler tamamlanmış, yerleştirmeler beklenirken biraz daha duygusal konulara değinmek gerek! Doğumumuzdan ilk adımımıza, ilk kelimemizden son kavgamıza kadar her anımızda yanımızda olan ailemiz; biraz uzak kalınca en çok özlediğimiz, en çok aradığımız şey oluyor aslında. Birçoğumuz il dışına giderken kavuşacağımız özgürlüğün hayaliyle seviniyoruz lakin işler her zaman öngördüğümüz gibi ilerlemiyor.

Üniversite dediğin uzakta okunur yahu!

İnternetten şehir turları izlendi, valiz toparlama videolarına şöyle bir göz atıldı, forumlarda yazanlar tek tek okundu... Yeni bir sayfa açmak ve içini dilediğiniz gibi doldurmak istiyorsunuz, hevesiniz buralara kadar geldi! İl dışında okumak gibi bir fırsat ne zaman geçer elime bir daha, dediğinizi duyar gibiyim. Bununla ilgili size söyleyebileceğim çok bir şey yok aslında. Büyük bir çoğunluğumuz, üniversite seçimimizi yaparken imkanlarımızın izin verdiği sınırlar içinde kalmak zorunda oluyoruz. Bu yüzden her şeyi enine boyuna bir güzel ölçmelisiniz. Eğer tüm şartları değerlendirip, şehrinize veda ettiyseniz veya böyle düşünceleriniz varsa yazımızın devamı tam da size göre!

Bu arada, üstte saymayı unutmuşuz ama şehrinizde gezilecek görülecek yerlere de baktınız mı? Olur da yolunuz İzmir'e düşerse, en düşük bütçeyle İzmir gezi rehberimiz bir tık uzağınızda! Buradan ulaşabilirsiniz!

Çok sorumluluk annecim!

Birey bazında aile üyelerinize olan özlemle baş etmenin birçok yolu var. Telefon, internet, görüntülü aramalar... Fakat sizi, evinizin konforuna ulaştıracak bir teknoloji henüz geliştirilemedi! Annenizin sıcacık yemekleri okuldan geldiğinizde sizin için hazır oluyordu, babanız az çok demeden her işinize koşturuyordu, kardeşlerinizle didişseniz bile birbirinizin en büyük destekçisi oluyordunuz.

Hiç tanımadığınız insanlar arasında yaşamak, size on yüz bin milyon tane sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Başta gözünüz korkabilir lakin bu aslında o kadar iyi bir şey ki! İster biraz erken ister biraz geç, hepimizin kendi sorumluluklarını üstleneceği dönem gelecek. Bunları erken yaşlarda deneyimlemek, alışmamızı ve pratikleşmemizi sağlayacak. Zamanla işler çok daha yolunda gidecek, merak etme!

Organ Mafyaları vs İnsan Tacirleri

Büyük ihtimal sonuçlarınızın açıklanacağı andan yolculuk anına kadar annenizin sürekli olarak vereceği tek öğüt budur! ''Aman evladım, insanlara dikkat et! Önüne her gelenle muhattap olma tamam mı? Sakın yab...'' 

Eh, biz yarıda kestik. Ne yapalım, sonu yok ki bunun! Peki sen ne yapacaksın?

Annenin dediği gibi birkaç arkadaşla mı yetineceksin yoksa çok daha kalabalık bir çevre mi edineceksin? Aslında bu, bir karar alıp kendi kendimize uygulayabileceğimiz bir şey değil. Sahiden de karşımıza çıkacak insanları bilmiyoruz, süreç birçok değişkene ev sahipliği yapıyor. Bu biraz belirsiz bir durum. Sıcakkanlı olmanızı tavsiye etmekle beraber aklınızın bir köşesinde tedbirleriniz de bulunsun diyoruz biz. Annenizin söylediği kadar abartılı olmasa da, her yerde kötü insan da mevcut. Kendinizi kollayın!

Anne, benim hesaba bi' yüzlük atsana!

Ailemizle yaşarken ne faturalardan, ne mutfaktan, ne alışverişten haberdar oluyoruz. Eğer yurtta kalacaksanız, sizin için işler biraz daha basit. Özellikle yemekli bir yurtsa keyfinize diyecek yok! Fakat eve çıkacaklar için bambaşka bir düzen bu... Kira, aidat, alışveriş ve dahası! 

Böyle olunca, maddi zorluklar da yakamızı bırakmıyor. Eminim ki aileniz sizin için elinden geleni yapıyordur fakat günümüz şartlarında hayat çok pahalı. Kemerleri sıkmaktan sıkıldıysanız ve okulunuz da buna el veriyorsa yarı zamanlı bir işte çalışarak hem ekonominizi kalkındırabilir hem de ailenizi rahatlatabilirsiniz. Tabii ki dersleri aksatmayacak dönemlerde ve şekillerde olmak şartıyla! Aman diyeyim, gözleriniz dolar yeşili olup da para adına okulu sallamayın!


Siz de hangi şehirde okuduğunuzu, ailenizle kalıp kalmadığınızı, görüşlerinizi aşağıya yorum olarak bırakmayı unutmayın!