Alışkanlıkları değiştirme hususunda tahmin ediyorum ki hepimizin başarılı veya başarısız binlerce girişimi olmuştur. Bu girişimlerden de alışkanlıkları değiştirme konusundaki tutum ve davranışlarımızın etkisinin ne kadar büyük olduğunu biliyoruz. Hatta bundan o kadar eminiz ki bir alışkanlığımızı değiştirmeye önce davranışlarımızdan başlıyoruz. Bu elbette ki böyle bir girişim için yanlış bir adım değil. Fakat kullandığımız dil aslında herhangi bir işi ne kadar ciddiye aldığımızın ve kendimizi ne ölçüde aktif bir insan olarak gördüğümüzün gerçek bir göstergesidir.

 Burada dilin hayatımıza nasıl yön verdiğiyle ilgili psikoloji alanında sıkça duyduğumuz bir kavramdan bahsedeceğim: Kendini doğrulayan kehanet. Bu kavram aktif olmayan dille ilgili ciddi bir sorundur. İnandığımız tutumlar doğrultusunda bazı davranışlar geliştiririz. Yani yeni bir alışkanlık edinmek konusundaki tutumunuz olumsuz veya nötr ise ve ciddiye almıyorsanız her ne kadar onu yapmaya yönelik girişimler sergileseniz de bir yandan “deniyorum ama çok da beklentiye girmeyin’’ dersiniz. İşte kurduğunuz cümle, bu anlamda üzerinde çalıştığınız davranışın kaderini belirler ve dışarıdan her ne kadar o işi deniyormuş gibi gözükseniz de aslında sözlerinizi tasdiklemek için ya bir yandan yıkarsınız ya da kapasitenizin çok altında bir enerji sarf edersiniz. Ve kehanetiniz kendini doğruladığında siz de kendinizi yine, yeniden yenilmiş ve öz denetimsiz hissedersiniz.

 Yeniden yenildiğiniz bir durumun içindeyseniz de çoğu zaman dış etkenleri suçlarsınız çünkü zaten öz denetimizi kaybetmişsinizdir ve kaybedecek başka bir şeyiniz yoktur. Düştüğünüz durumun elbet bir sorumlusu olacaktır ama kafanızı etrafa çevirmenize gerek yok. Sorunu aslında tespit ettik. Eksik olan olumlu tutum, aktif bir sen, aktif bir dil ve bu doğrultuda davranış.

 Peki aktif bir dili nasıl kullanacağız? Öncelikle bir değişim istiyorsanız ‘’Bununla uğraşamam’’, ‘’Bu bana bir şey katmaz.’’, ‘’Denesem de olmaz.’’, ‘’Öncekilerden ne farkı var, geçtik bu yollardan...’’ cümlelerini unutuyoruz ve ‘’Bunu kendime nasıl faydalı hale getirebilirim?’’, ‘’Daha önce neyi eksik yaptıysam şimdi onu da tamamlayarak yapacağım.’’ ,‘’Merhaba arkadaşlar, bunu deneyeceğim var mı bana katılan?’’, ‘’Bu sefer daha ciddi çalışacağım ve daha çok enerji sarf edeceğim, evet olmayabilir o zaman da bana kattığı kadarıyla yoluma devam ederim’’ cümlelerini hayatımıza katıyoruz. Hayatımıza aktif dili katıyoruz ve sorumluluklarımızı sırtlanıyoruz. Diline yön ver! Yapabilirsin, çünkü varsın.