Virüs nedeniyle 12 aydan fazla süredir evdeyiz, ne kadar zor ve garip bir süreç olduğunu biliyorum. Virüsün etkilerinin bir gün son bulacağını umuyorum, en azından evden korkmadan çıkabileceğimiz günlerin hasreti içindeyim. Bildiğim ve umutla tutunduğum tek şey bu. Sizce de bu süreçten sonra başladığımız yer ile olduğumuz yer arasında bir fark olması güzel olmaz mıydı? Elimizdeki kaynakların sonsuzluğu ile dil öğrenmeye ulaşmak artık çok kolay. Peki bunu kendi açımızdan daha da kolay yapamaz mıyız? Tabii ki yaparız!

Hangi dil olduğuna karar verme aşamasını geçtikten sonra şunu unutmamalıyız; hiçbir dilde konuşurken gramer çok da önemli değildir. Örneğin yabancı biri bize `Ben geliyor.´ dediğinde biz ne demek istediğini anlarız. O yüzden önceliğimiz her zaman kelime olmalı.

1) Telefon Dili

Aslında dil öğrenmek için ilk gaza geldiğimizde önceliğimiz genelde telefon dilini, öğrenmek istediğimiz dil yapmak olur. Ki bu da mantıksız bir hareket değildir. Çünkü ana dilimizde kullanırken bazen nerde ne yazıyor fark etmiyoruz bile, otomatik olarak yapıyoruz. Örneğin WhatsApp’a girdiğimizde mesaj yazacağımız yerde `Bir mesaj yazın...´ yazıyor. Evet, bunu okuyoruz ama farkında olmuyoruz. Fakat farklı bir dile geçince 'acaba burada ne yazıyor?' diye düşünüyoruz. Böyle böyle küçük adımlarla kelimeleri, cümleleri aklımıza kazıyoruz.

2) A1 Seviyesi

A1 seviyesi tüm dillerde başlangıç seviyesidir. Bu seviyede cümle kurmayı, soru kalıplarını, kendimizi tanıtmayı, hatta derdimizi anlatacak kadar konuşabilmeyi öğreniyoruz. Bu seviye başlangıç olduğu için hemen hemen her dil seviyesi için ücretsiz çok fazla kaynak bulunuyor. Bu kaynakların büyük bölümü kalıplardan oluşuyor. Ekstra olarak araştırmamız gereken şey ise kelimeler. Kelimeler için 4. maddeye gidelim hemen :)

3) Dinlemek

Bir dili ne kadar duyarsak, anlama oranımız o kadar artacaktır. Bebeklik gibi düşünebiliriz bunu. Duydukça, izledikçe zihnimiz nesneleri bağdaştırmaya başlayacak. İster istemez bir şeyler öğreneceğiz. Ama sadece diziler olsun, şarkılar olsun; Türkçe alt yazı ile maalesef çözülmüyor. İngilizce öğrenmek istiyorsak mesela, Türkçe olan dizi, video ve şarkıları İngilizce alt yazı ile izlemek de öğrenmeye fayda sağlayan yollardan biri. Sadece tek taraflı bir alt yazı ile öğrenme süresi bir tık daha artacaktır.

4) Kelime Öğrenmek

Şunu öncelikle unutmamalıyız ki ‘ezber’ değil burada önemli olan, ‘öğrenmemiz’ lazım. Çünkü ezberlediğimiz şeyler kullanılmadığı sürece unutuluyor. 

Öğrenmek istediğimiz dilde en çok kullanılan kelimeleri öğrenirsek işimiz çok daha kolay olacaktır. '.... dilinde en çok kullanılan kelimeler' veya '.... dilinde en çok kullanılan 50 kelime' gibi kalıpları arama motoruna yazarak kolayca ulaşabilirsiniz.
Gün içinde bizim en çok ne kullandığımıza bakmak için de gün içinde neler söylüyoruz, neler yiyor ve içiyoruz vs. bunlara dikkat etmek gerekiyor. Çok az kullanılan bir kelimeyi öğrenmek başlangıç için işimize yaramayacaktır.

Peki biz bu  kelimeleri öğrendik, nasıl aklımızda tutacağız? Çokça kullanmamız gerekiyor bu kelimeleri. Kafamızdan uyduruk bir hikaye yazarak olabilir veya kısa bir günlük tutarak. Böylece hem cümle kurma yetimiz gelişecek hem de kelime dağarcığımız büyüyecek.

5) Pratik Yapmak

Artık hayatımızda sosyal medya olduğu için farklı ülkelerden arkadaş edinip onlarla konuşmak hiç de zor olmuyor. İlk tanıştığımız anlarda öncelikli öğrendiğimiz kalıp olarak selamlaşmaları-tanışmayı kullanıp ardından günlük yazarken ya da hikaye uydururken kurduğumuz cümle kalıplarını kullacağız. Bu sayede hem öğrendiklerimiz pekişecek hem de yeni bir arkadaşımız olacak.

Pratik yaparken dili kendimizin de güzelce kullanması çok önemli. Buradaki en önemli yardımcımız öğrenmek istediğimiz dildeki paragraf soruları olacaktır. Soru kalıplarını daha iyi anlama, okuduğunu anlama, cümle kurma, kelime öğrenme gibi bir sürü yararı olduğu için paragrafları sevmeye başlamak veya en azından sevmeye çalışmak bile çok çok yardımcı olacaktır. 

Şarkılar ve çevirileri, çok kullanılan ünlü bir düşünürün sözü ve onun çevirisi gibi şeyler de bu konuda bize yardımı dokunacak bir diğer kaynaktır. Hem kültürü öğrenebilmek açısından hem de söylenen kelimeleri seçebilme konusunda pratikte bize büyük yardımları dokunacak. Ne demişler "Bir lisan, bir insan."

Bu maddeler tabii ki birer tavsiye. Size bu konuda diğer destekçiler YouTube kanalları ve öğrenmek istediğiniz dildeki seviye kitapları olacaktır. Hepsi bir yana, sizin isteğiniz ve azminiz olmadan bunları yapmaya çalışırken mutlu olmayacaksınız. Bu yüzden öğrenmek için en kolay adım aslında isteğimiz, azmimiz. Hep bir şeyler öğrenmeye hevesli olalım.

Sağlıkla kal, bizi okumaya devam et!