Herkese merhaba! Ben Merve, 23 yaşındayım, geçen sene Ege Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdikten sonra aynı üniversitede yüksek lisans eğitimime başladım. Üniversiteye yerleşme sürecinde aklı karışık sayısız öğrenciden bir tanesiydim, lisede alanım sayısal olmasına ve bu alana yönelik dersler almama rağmen, üniversite sınavı sonucunda dil puanımdan tercih yaptım, peki bu benim için nasıl bir süreçti, neler yaşadım? İşte benim tercih hikayem!

2015 yılında YGS ve LYS olmak üzere iki aşamada düzenlenen üniversite sınavına girdim. Üniversitede ne okumak istediğime uzun süre karar verememiş biri olsam da yabancı dil ile ilgili bölümlere daha yatkın olduğumu hissediyordum. Lise dönemimde tercihlerim doğrultusunda sayısal ağırlıklı alanda okudum, bu alanda aldığım eğitimin üniversiteye hazırlık sürecinde ve sınavlarda da bana yardımcı olması sebebiyle böyle bir tercih yaptım. Üniversite sınavlarından sonra tercih listemi hazırlarken ve bölüm araştırmaları yaparken bazı deneyimlere sahip oldum, o dönem yaptığım/yapmadığım bazı tercihler sayesinde 4 yıllık güzel bir lisans hayatı geçirdim.

Tercih sürecinde edindiğim en önemli derslerden birisi, hedeflediğim meslek ya da bölümler için derinlemesine bilgi toplamanın ve deneyimleri dinlemenin tek başına yeterli olmaması. En az bölümleri ve özelliklerini öğrenmeye uğraştığınız zaman kadar kendinizi tanımaya da aktif zaman ayırmanız çok önemli. Kendi istekleriniz, beklentileriniz, yeterlilikleriniz ve gelecek hedefleriniz doğrultusunda kararlar almanız sanıyorum ki bu süreci daha kolay yönlendirmenize yardımcı olacaktır. Ben tercih listemi yaparken artık üniversitede kesinlikle dil bölümü okumak istediğimi biliyordum ama nedense hedeflerimi günümüzde çoğu öğrencinin yaptığı gibi Mütercim Tercümanlık bölümü ile sınırlandırmıştım. Dolayısıyla tercih listemi de okumayı en çok istediğim okullardan başlayarak ve genellikle İzmir’e yoğunlaşarak çeşitli Mütercim Tercümanlık bölümleriyle doldurmuştum. Ama yaptığım listede, puanım ve/veya sıralamam daha önceki okul ve bölümlere yeterli olmadığından listemde tek okulda yer verdiğim İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne yerleştirildim. Asıl bu bölümün benim için doğru bir tercih olduğunu, lisans eğitimimin ikinci yılında Mütercim Tercümanlık bölümüyle yan dal yapma imkanı kazanınca tam anlamıyla kavradım. Her ne kadar iki bölüm de temelde dil üzerine odaklansa da; kapsamları, ders içerikleri, meslek tanımları ve eğitim yöntemleri birbirinden çok farklıydı (Hatta bu konu üzerine daha önce yazdığım, İngilizce Öğretmenliği, İngiliz Dili ve Edebiyatı ve İngilizce Mütercim Tercümanlık bölümlerini karşılaştırdığım “Dil Öğrencilerine Özel: Bu Bölümlerin Farkları Ne?” başlıklı yazıya buradan ulaşabilirsiniz). Ancak iki bölümü de deneyimledikten sonra okumayı, araştırmayı, metinler ve dönemler arası ilişkileri incelemeyi, sözlü ya da yazılı çeviri yapmaktan ve metin incelemelerinden daha çok sevdiğimi fark ettim. Yani süreç boyunca seçeneklerimi Mütercim Tercümanlık üzerine yoğunlaştırmam, diğer seçenekleri göz ardı etmeme ve değerlendirmeme bir nevi engel olmuştu, dolayısıyla bu deneyime dayanarak verebileceğim tavsiyelerden biri farklı bölümlere, farklı ihtimallere açık olmanız, hiç değilse ilgi alanınız doğrultusundaki tüm seçeneklere dair genel bir fikrinizin olması olur.

Hem kendi yeterliliklerinizin hem de halihazırdaki seçeneklerinizin farkında olmak, gelecek için atacağınız adımları daha da güçlendirecektir. Üniversiteye uzanan yolculuğunuzda tüm bölümler hakkında detaylı bilgiler almak, kendi beklentileriniz ve istekleriniz doğrultusunda değerlendirebilmek için Hangi Üniversite Hangi Bölüm youtube kanalını ziyaret etmeyi ve videoları izlemeyi unutmayın! Bu tercih döneminin herkes için güzel geçmesini, dilediğiniz üniversite ve bölüme yerleştirilmenizi ümit ediyoruz!

Serinin 5. bölümü için tıkla!