Evet bir çoğumuz aynı problemle mücadele ediyoruz… Bazen avaz avaz bağırmak istiyoruz, bağırsak ağzımızdan çıkacak tek bir kelime var: ‘Tükendim!’. Ama peki neden tükendik? Kendi kendimizi tüketmiş olabileceğimizi düşündük mü hiç? Hep önceliğimiz başkalarındaydı bu zamana kadar. İş, okul, aile, çevre derken kendimizi hiç düşünmedik ki. Herkese öncelik tanırken kendimizi hep arka plana attık. Evet biz kendi kendimizi tükettik. Peki hata neredeydi ve nasıl düzeltilebilirdi? Hadi birlikte çözüm yolları arayalım, kendimize bazı sorular sorarak başlayalım işe.

Hayır Diyebiliyor Muyuz?

 Evet en önemli soru bu bence. İnsanları reddetmek bazen kabusumuz oluyor, onlar üzülecek veya zor durumda kalacak diye kendimizi çıkmaz yollara sokabiliyoruz. Peki sonucunda ne oluyor? Evet yine omzundaki ağır yükü artırıp hayatını zorlaştıran biz oluyoruz. İnsan ‘hayır’ diyebilmeli arkadaşlar! Eğer sizin sağlığınıza, zihninize, duygularınıza olumsuz etki edecekse orada ‘dur’ diyeceksiniz içinizdeki merhamet duygusuna. İnsan önce kendisine merhamet edebilmeli ki başkalarına olan merhameti de bir fayda göstersin.

Vaktimizi Planlayabiliyor Muyuz?

 En önemli ikinci soru da bu olabilir. Çünkü bu durum vaktini çok yoğun geçirenlerin en büyük problemi. Vaktimizi bir türlü istediğimiz gibi planlayamıyoruz, sürekli yeni bir işe başlıyoruz ve her işimiz yarım kalıyor. Başlıyoruz ama tamamlayamıyoruz hiçbir zaman. Bu da bizi daha çok çıkmaza sokuyor ve stres seviyemizi yükseltiyor. Hiçbir şeyi yetiştirememe korkusuyla uykumuzdan, yemeğimizden, en önemlisi ise kendimizden feda ediyoruz! Sağlığımızı kendi ellerimizle tehlikeye atıyoruz. Dönüp bi’ sorsak ya kendimize: ‘Değer mi?’

 Evet, buna çözüm olarak erken uyuyup erken uyanmayı ve beslenmeye aşırı özen gösterilmesini öneriyorum. ‘Yemek yiyecek vaktim yok’ demeyin, okulunuza veya iş yerinize yemeğinizi kendiniz hazırlayıp götürün. İnanın bunu yaparken kendinizi nasıl iyi hissettiğinizi fark edeceksiniz. Günlerinizi planlayın ve o planın dışına çıkmamak için büyük çaba sarf edin. Günün sonunda kendiniz için bir şey yapın, bu ertesi günün yemeğini hazırlamak da olabilir kafanızı tamamen her şeyden uzaklaştırıp 10 sayfa kitap okumak da…

Sevdiğimiz Şeyleri Kendi Başımıza Yapıyor Muyuz?

 Genellikle hep yanımızda birinin olmasını isteriz çünkü korkarız yalnızlıktan. Hayatımız o kadar karmaşa ile doludur ki, yalnız kalsak sanki sıkıntıdan patlayacakmışız veya hiçbir şeyi halledemeyecekmişiz gibi gelir. Ama o iş aslında hiç öyle değil. İnsan kalabalıklaştıkça kendisinden uzaklaşır ve kendisini artık tanıyamaz hale gelir. Artık hareketleri de, düşünceleri de başkalarına göre şekillenmeye başlar. Kendi fikirleri başkalarının fikirlerine uymaya başlar. İnsan kalabalıklaştıkça kendisinden korkar.

 Buna izin vermeyin. Kendinizle tanışın! Kendinize fırsat tanıyın. Mesela diyelim ki gezmeyi çok seviyorsunuz, çıkın kendi başınıza gezin. Korkmayın, sadece deneyin. Kendi başınıza alışveriş yapın, tek başınıza yemek yiyin, sinemaya gidin… Ben senelerce kendimden uzak kalmış birisi olarak söylüyorum size bunları ama sonucu anlatmayacağım. Sadece deneyip farkı kendiniz görmenizi istiyorum :)

 Artık tükenmişliğimize son verme zamanı. Kendimizin değerini bilme zamanı. Aslında bu zaman çoktan geldi geçiyor bile! Ama zararın neresinden dönsek kardır değil mi? Sağlığımız ne kadar iyi olur, motivasyonumuz ne kadar yüksek olursa o kadar verimli çalışabiliriz. O zaman yoğunluğumuz da verimli bir yoğunluk olur. Lütfen; hiç kimse için, hiçbir şey için kendinizi tüketmeyin. Siz size lazımsınız…