Bu yazıyı okuyan tüm edebiyat öğrencilerine merhaba! Üniversiteye yeni başlamış, okumalarına nereden başlaması gerektiğine karar veremeyenler ya da kendilerini özel olarak bu alanda geliştirmek isteyenler için birkaç maddelik bir yazı listeledim; umarım edebiyat üzerine yazılmış bu eserleri okumaktan zevk alırsınız!

1) İngiliz Edebiyatı Tarihi – Mina Urgan

Mina Urgan, İngiliz Edebiyatı Tarihi eserinde, dünya kanonunun en köklü edebiyatlarından birisi olan İngiliz edebiyatını mercek altına alıyor. Beş kısma bölünmüş bu yapıtın birinci kitabı eski İngiliz edebiyatıyla başlayıp, John Milton’la sonlanıyor; ikinci kitap Restorasyon döneminden Romantik akımın etkisinin görüldüğü çağlara doğru ilerlerken üçüncü kitap ise İngiliz edebiyatında roman üzerine kurulu. Dördüncü kitapta Victoria çağından modernizme doğru bir geçiş yapılırken, beşinci ve son kitapta da Mina Urgan, yaşadıkları dönemde daha az etki yaratmış şair ve yazarları bir araya topluyor. Eski İngiliz Edebiyatıyla başlayan ve orta çağ, rönesans, restorasyon, romantik dönemleri inceleyerek devam eden bu eser; İngiliz edebiyatı ve tarihi hakkındaki bilgilerinizi birleştirip pekiştirebileceği gibi, pek çok farklı yazarla ve eserle de tanışmanıza imkan sağlayacaktır.

2) Edebiyat Kuramları ve Eleştiri – Berna Moran

Berna Moran, Edebiyat Kuramları ve Eleştiri kitabında, yıllar boyu tartışılmış “Edebiyat nedir?” sorusuna verilen yanıtları kategorisel olarak sıralayarak okuyucuya ulaştırmaya çalışıyor. Edebiyatın en eski teorilerinden birisi olan yansıtma kuramının tanıtımıyla başlayan bu eser; anlatımcılık ve yapısalcılık gibi kısımları inceledikten sonra okur, yazar, eser ve toplum merkezli kuramlara da değiniyor. Özellikle edebiyat bölümü öğrencilerine oldukça yardımcı olacak bu eser, edebiyat bölümü okumamasına rağmen konuya ilgi duyan kişilere de oldukça fayda sağlayacaktır.

3) Kurmacanın Retoriği – Wayne C. Booth

Wayne C. Booth, Kurmacanın Retoriği eserinde, edebiyatın temel kavramlarından biri olan ‘kurmaca’nın tanımı yapmaya başlayarak bir edebiyat eserinin kalitesini belirlediği varsayılan kriterleri birer birer inceliyor. “Hakiki Roman Gerçekçi Olmalıdır”, “Tüm Yazarlar Nesnel Olmalıdır” ya da “Hakiki Sanat İzlerkitleyi Umursamaz” başlıklı bölümlerde edebiyat eleştiri tarihi boyunca öne sürülen bu dogmatik fikirleri eleştirirken ileriki bölümlerde de anlatıcı ve yazarın sesi üzerine odaklanarak, edebiyat eserinin kurmaca bir ürün olduğunu defalarca vurguluyor.

4) Edebiyat Kuramı – Terry Eagleton

“Demek ki şimdiye kadar hem edebiyatın böceklerden farklı bir varoluşu olduğunu ve onu kuran değer yargılarının tarihsel olarak değişken olduğunu, hem de bu değer yargılarının toplumsal ideolojilerle yakından ilişkili olduğunu görmüş bulunuyoruz.”

Terry Eagleton, Edebiyat Kuramı’nda, edebiyat tarihi ve edebiyat eleştirisi tarihini kendi perspektifinden inceliyor. Genel bir edebiyat tanımı yaptıktan sonra, İngiliz Edebiyatıın yükselişini değerlendirerek toplum odaklı bir inceleme süreci başlatıyor. Eagleton; kuramcılar, yazarlar ve okurlar arasında kurduğu ilişkileri vurgulayarak kitabını sonlandırıyor.

5) Don Quijote – Cervantes

Listenin son kitabı Don Quijote. alana ilgili ilgisiz herkesin okuyabileceği, değerlendirmesini de apayrı perspektiflerden yapabileceği, Cervantes tarafından kaleme alınmış önemli bir eser. Çoğu kişi tarafından modern romanın başlangıcı kabul edilen Don Quijote, kendinden önceki edebi türlerin baskısını yıkarak, roman geleneğinin tanımlanmasına ve başlamasına yardımcı olduğu için, edebi açıdan oldukça kritik değerlendirmelere maruz kalmıştır. Günümüzde hala, edebi tartışmalarda -özellikle hakikat ve gerçeklik kavramları olmak üzere- Don Quijote incelenmeye devam ettiği gibi, modern okur tarafından da yeniden ve yeniden okunup yaşatılmaya devam ediliyor.

Herkese keyifli okumalar!