Tadaaa! Gezmeye doyamayanlar toplandıysa başlıyoruz! İstanbul'un keyfini sürelim ama farklı bir şeyler yapalım derseniz size 4 harika önerim var. Listelediğim yerler ile ilgili bilgileri paylaştım. Buna giriş ücretleri de dahil. Fakat zaman içinde fiyat değişikliği olabileceğinden ötürü en net bilgi için müzelerin kendi sitelerinden bilgi almanızı öneririm. Keyifli okumalar, bol gezmeler!

1) Masumiyet Müzesi

İsim epey tanıdık öyle değil mi? Evet, masumiyet müzesi Nobel Ödüllü yazar Orhan Pamuk'un eserlerinden biri. Romanda Kemal ile Füsun'un hikayesi anlatılıyor. "Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum." sözleriyle başlar bütün hikaye. Kitabın adı masumiyet müzesi, müzenin adı masumiyet müzesi. Şimdi gelelim müze kısmına. Müze küçük 4 katlı bir ev aslında. Müzenin her katında bir sürü vitrin bulunuyor. Her vitrinin de bir numarası. Müzenin girişinde 5 TL'ye sesli rehber satın alıp müzeden alacağınız zevki 2'ye hatta 3'e katlayabilirsiniz. Sesli rehberin hem ingilizce hem türkçe seçenekleri bulunmakla birlikte türkçe rehberi Orhan Pamuk'un kendi sesinden dinleyebilirsiniz. Sesli rehbere vitrinin numarasını tuşlayıp dinleyebilirsiniz. Müzenin hemen giriş katındaki sigara izmaritleriyle dolu duvar epey rağbet görüyor bizden söylemesi! Müze Çukurcuma/Beyoğlu tarafında kalıyor. Detaylı konumu haritadan bakmanızı öneririz. Müze'nin bulunduğu konum biraz ara sokakta. Bu sebeple "Yanlış mı gidiyoruz?" hissine kapılmayın. Müzenin bulunduğu sokağa girdiğinizde ileride kırmızı bir ev gördüyseniz tamamdır. O kırmızı ev müze. Müzeye gitmek için kitabı okumak mı gerekir diye aklınızdan geçirmiş olma ihtimaliniz çok yüksek. Hemen ona da bir açıklık getirelim: Hayır müzenin keyfini çıkarabilmek için  kitabı okumanıza gerek yok! Son olarak sizlere harika bir bilgi vererek bu kısmı noktalamak istiyorum. Eğer müzeye giderken satın aldığınız "masumiyet müzesi" kitabınızın son sayfalarındaki bileti gişede damgalatarak bir sefere mahsus müzeye ücretsiz girebilirsiniz.

Ziyaret gün ve saatleri: Salı - Çarşamba - Cuma - Cumartesi - Pazar: 10.00 - 18.00

                                      Perşembe: 10.00-21.00, Müze Pazartesi günleri kapalı.

Yer: Çukurcuma/Beyoğlu

Giriş Ücretleri: Tam: 30 TL  Öğrenci: 20 TL   Sesli rehber: 5 TL

*Müze tekerlekli sandalyeli misafirler için maalesef uygun değil. Ancak giriş katı uygun.

** Müze, 2014 yılında "Avrupa'da Yılın Müzesi" ödülünü kazanmıştır.

2) Barış Manço Evi

Barış Manço'nun yeri hepimizde ayrıdır. Onun anılarıyla yaşayabilmemiz için de evi müze haline getirilmiş. Kadıköy/Moda'da bulunan şirin güzel bir ev. Evin içerisinde Barış Manço'ya ait pek çok eşya, ödül, heykel ve kıyafet görmek mümkün. İçeride alttan çalan Barış Manço şarkıları eşliğinde evini görmek harika bir deneyim. İçeride Barış Manço'nun zevkini net bir şekilde görmek mümkün. Hatta banyosuna bayıldığımı söylemeden edemeyeceğim. Ev, bir zamanlar kendi yaşadığı ev olduğu için içeride çocuklarının odalarından kendi atölye odasına kadar birçok detay bulunuyor. Evin konumu moda sahile çok yakın. Bu sebeple önce evi gezip daha sonra deneyiminizi taçlandırmak için moda sahile yönlenebilirsiniz. Bu da küçük bir öneri olsun. Unutmadan, evin konumu nispeten daha kolay bulunan ve kendini belli eden cinsten.

Ziyaret günleri  ve saatleri: Pazartesi hariç her gün 09.00 - 17.00

Yer: Kadıköy/Moda

Giriş Ücreti:  Tam: 10 TL  Öğrenci: 5 TL

3) Oyuncak Müzesi

Oyuncak müzesini gezdikten sonra içinizde sevinç ve şaşkınlık bir anda uyanabilir önden bu bilgiyi vermiş olalım. Adından da anlaşıldığı gibi oyuncaklarla dolu bir müze burası. Oyuncak çocuk işidir diyenler çok yanılıyor baştan söyleyelim. Yıllardan beri süregelen yüzlerce oyuncak onlarca ülkeden bir araya gelmiş, bir müzede toplanmış düşünsenize. Kendi deneyimimden bir şeyler söylemem gerekirse, eskiden oyuncakların bu kadar ayrıntılı yapıldıklarından haberdar değildim. Çocuklar şimdilerde şekilsiz plastikten fincanlarda çay kahve içiyormuş gibi oynuyorlar. Fakat eski oyuncaklarda fincanların işlemeleri bile günlük hayattakiler gibi. Dönem arabalarının oyuncaklarında her şey aynı. Koltuk işlemelerine kadar. Oyuncaklara bakarken bu işin bu kadar özenli yapılıyor oluşuna şaşırmıştım. Bunun yanı sıra farklı dönemlerdeki oyuncaklar sergilendiği için kendi çocukluğundaki oyuncaklara da rastlayabiliyorsun. Onlar da seni alıp geçmişe götürüyor. Başlangıçta söylediğim sevinç kısmı da buradan geliyor. Oyuncak müzesinin de konumu ara sokakta kalmakla birlikte yolu bulmak çok kolay. Üstelik bulunduğu sokağa girdiğinizde dev zürafa heykeli ve diğer heykeller size "buradayız!" diye sesleniyor neredeyse. Müzenin alt katında bir kafe bulunuyor. Dilerseniz orada soluklanıp bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Eğer müzeden size bir hatıra kalsın isterseniz müzede 3 TL karşılığında bir jeton veriyorlar bu jetonu makineye atıp kolu çevirdiğinizde size oyuncak müzesi jetonu veriyor. Bence kesinlikle güzel bir hatıra.

Ziyaret gün ve saatleri: Pazartesi hariç 09.30 - 18.00

Yer: Kadıköy

Giriş ücreti: Tam: 18 TL  İndirimli: 12 TL (3 yaş ve üzeri çocuklar, öğrenciler, öğretmenler ve öğretim görevlileri, 65 yaş ve üzeri)

Ücretsiz: Engelliler, 3 yaş altı çocuklar, MMKD üyeleri, ICOM kart sahipleri, basın mensupları)

*Unutmadan, hafta sonları ve tatil günleri aileler çocuklarıyla geldiği için biraz kalabalık olabiliyor ve içerisi çok katlı fakat çok geniş değil. Bu sebeple imkanınız varsa hafta içi gitmenizi tavsiye ederim.

4) Miniatürk

Buyurun size açık hava müzesi! Havayı güzel bulduğunuzda hemen buranın yolunu tutun. Öncelikle buranın en büyük artılarından biri Türkiye'de ve yurt dışında gezip göremediğiniz tarihi eserleri size sunması. Ne demek mi istiyorum? Şöyle ki belli aralıklarla bir İstanbul'u bir Ankara'yı bir Kapadokya'yı gezebilirsiniz. Çünkü buralardaki önemli eserlerin minyatürleri yani küçük versiyonları burada yapılmış ve sergileniyor. Öyle ki 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde yürüyüp Pamukkale travertenlerinin yanından geçebilirsiniz. Onca eseri bir arada hem de bir arada görmek harika bir deneyim. Burası kalabalık olsa bile sizi rahatsız edecek düzeye ulaşmıyor çünkü açık alan. Miniatürk'ün içinde bir de küçük bir dükkan bulunuyor. Orada da hediyelik eşyalar satılıyor. Meraklısına duyurulur!

Ziyaret gün ve saatleri: Her gün 09.00 - 18.00

Yer: Beyoğlu

Giriş ücreti: Tam: 10 TL   Öğrenci: 5 TL

Başka bir yazıda başka yerler yazana dek şimdilik benden bu kadar. Deneyimlemekten vazgeçmeyin! Harekete geçin ve neler varmış öğrenin. Görün. Farkında olun etrafınızdakilerin ve deneyimlerinizi aktarın ki bu keyfe başkaları da erişebilsin. Gün sonunda ayaklarınızın ağrısını bastıracak keyifte deneyimler yaşamanız dileğiyle!