Sınav, hayatımız boyunca bize eşlik eden bir kavram; özellikle de Türkiye’de. Çocukluğumuzdan yetişkinliğimizin sonuna kadar sürekli bir “sınav” ile karşı karşıyayız. Bu öyle bir hal aldı ki sınavsız bir hayat düşünemez olduk. E durum böyle olunca ve insanların hayatı sürekli bir sınav sonucuna bağlı olarak ilerleyince, ister istemez özellikle de öğrenciler olarak stres yapıyoruz. Bu stres ise bizi daha kolay hata yapmaya itiyor. Peki nedir bu hatalar? Bu sorunların nasıl üstesinden geleceğiz?

1- Araştırmalara göre; yalan denilen olgu, neredeyse bebeklikten -2 yaştan- itibaren görülebiliyor. Çevre ve aile baskısı, sosyal normlar, kendi statükomuzu veya başkalarını koruma içgüdüsü derken “usta bir yalancı” oluyoruz ergenlik çağından itibaren. Ne yazık ki bu durum bazen kendi benliğimize de saldırıyor ve kendimize karşı dürüst olmakta zorluk çekebiliyoruz. Hatalarımızı kabullenmekte zorlanışımız ve suçu başkalarında arıyor oluşumuz, uzakmış gibi dursa da sınav sürecinde bizi kötü etkiliyor. Bazen “Annem dershaneye gönderse böyle olmazdı.”, “Hoca kötü anlatıyor ben ne yapayım.”, “Zekiyim ama çalışasım gelmiyor.” gibi sözlerle kendimize bakmaktan kaçıyor ve hatayı dışarıda arayabiliyoruz. Denemelerdeki ve soru bankalarındaki yanlış cevapladığımız sorulardan kaçışımız, anlamadığımız konuları anlamış gibi yapışımız, iyi olmadığımız konulardaki soruları atlamamız aslında hata yapmaktan ve hatalarımızla yüzleşmekten korkmamızdan kaynaklanıyor. Sistemin bize öğrettiğinin aksine hata yapmak doğal bir davranış. Önemli olan hatalarımızın farkına varabilmek ve bu hataları çözebilmek. Kendimizden de kaçacak ve dürüst olmayacaksak kime karşı dürüst olacağız?

2- Her ne kadar bu sistem bizi robot olmaya itse de bizler hala insanız ve hepimiz birbirimizden farklı yön ve özelliklere sahibiz. Dakikası dakikasına bir günlük program yapmak kimi insana uyabileceği gibi kimi insana uymayabilir. Nihayetinde hepimiz belli bir sosyal çevrenin içerisinde yaşıyoruz, bazen yaşadığımız olaylardan duygusal anlamda olumlu veya olumsuz etkilenebiliyoruz. E hal böyle olunca, neredeyse saniyelerle yürüttüğümüz bir çalışma programına uymakta zorluk çekebilmemiz çok normal. Burada önemli olan sizin kendinizi tanımanız ve kendinize uygun bir çalışma planı oluşturabilmeniz. Çünkü sizi en iyi dershane hocanız veyahut aileniz tanımıyor, siz tanıyorsunuz. Kendinizle 7/24 yaşayan sizsiniz. Bu noktada, kendinizi kurcalamanız ve size uygun bir çalışma planı oluşturabilmeniz çok önemli. Araştırmalara göre en verimli geçen saatlerimiz sabah olsa da minör bir kitle akşam ve geceleri daha efektif çalışabiliyor. Aynı şekilde kimi insan dakik bir programda rahat edebiliyorken kimi insan bu tarz bir programa uymakta zorluk çekebiliyor. Bunun doğal bir durum olduğunun farkına varmalı ve kendinizi sorgulayarak sizin için en verimli planı oluşturmalısınız.

 Bugün sizlerle sınav sürecinde en çok yapılan iki hatayı konuştuk. Baharın başlangıcı kendinize dönüp bakmanız için bir fırsattır belki de, ne dersiniz? İyi çalışmalar!